Basına ve Kamuoyuna Duyurumuzdur

KENTSEL DÖNÜŞÜM TEHDİDİ ALTINDAKİ

SULTANGAZİ / CUMHURİYET MAHALLESİ / SİTELER

Sultangazi İlçesi Cumhuriyet Mahallesi Siteler Mevkii 6 Şubat 2013 tarihli resmi gazetede yayınlanan Bakanlar Kurulu kararı ile  “Riskli Alan” olarak ilan edilmiştir. Bu vesileyle mahallemizi/Yaşam alanımızı tanıtmak ve kararla ilgili değerlendirmelerimizi sizinle ve kamuoyuyla paylaşmak istiyoruz.


1-Konum ve Kısa Tarihçemiz:
• Mahallemiz, TEM otoyolu kenarında Sultangazi/Metris kavşağında yer almaktadır. Kavşağın diğer üç tarafında ise, askeri alan, Metris Cezaevi ve Gaziosmanpaşa Karadeniz Mahallesi bulunmaktadır.
• Mahallemiz 110 blokta toplam 1168 dairede, İstanbul’da eşine çok az rastlanan beşer katlı, geniş bahçeli apartmanlarda çocukları, komşuları, akrabaları, arkadaşları, esnafları ile birlikte yaşadığımız ve yine İstanbul’da çok az bulunan tapulu, imarlı, iskanlı, ruhsatlı, her santimetrekaresinin parası ve vergisi ödenmiş, her şeyiyle yasal olan, alın terimiz ve emeğimizle yarattığımız ve bizce oldukça güzel bir yaşam alanıdır.
• Mahallemiz 775 sayılı yasa uyarınca kurduğumuz 12 kooperatif aracılığıyla ve devlete parasını ödeyerek aldığımız arsalar üzerine kurulmuş, aynı yasa uyarınca baştan sona denetim altında, O dönemde geçerli ve o zamana göre inşaat yapma şartları çok ağır olan 775 sayılı kanuna ve ilgili yönetmeliklere uygun olarak inşa edilmiş yapılardan oluşmaktadır. Mahallemiz de ilk binalar 1982 de bitmiş ve iskana açılmıştır, daha sonra 1989’a kadar inşaat ve iskan devem etmiş, sonrasında da kooperatifler ferdileştirilerek kat mülkiyetine geçilmiştir.
• Mahallemiz Siteler mevkiinde ruhsatsız, ruhsata aykırı inşa edilmiş, iskansız, tapusuz yada işgal edilerek yapılmış tek bir bina dahi bulunmamaktadır.

2-“Riskli Alan” kararı aceleye getirilmiştir:
• Ancak mahallemizde yaşayan binlerce insanın huzuruna 6 Şubat 2013 tarihli resmi gazetede yayınlanan bakanlar kurulunun “Riskli Alan” kararı, kara bir bulut gibi çöktü.
• Bu karar, Anayasamız ve Ülkemizin taraf olduğu uluslar arası sözleşmelerin güvence altına aldığı “mülkiyet” ve “konut” hakkını yerle bir eden, ortadan kaldıran 6306 sayılı yasa ve uygulama yönetmeliğinin hükümlerine bile uyulmadan, bu hükümlere aykırı olarak alınmış bir karardır.
• Alanın zemin yapısı veya üzerindeki yapılaşma sebebiyle can ve mal kaybına yol açma riski taşıdığına dair teknik rapor, içerik ve inceleme açısından yetersizdir. Çünkü zemin etüdü çalışması yapılmamıştır ve binalar incelenmemiştir.
• Alanda daha önceden meydana gelmiş afetler varsa bunlara ait bilgiler araştırılmamıştır.
• Teknik olarak yapılması gereken işlemler ve hazırlanması gereken raporlar ise ya hiç yok yada yetersizdir.

3-İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve“JICA” ortak raporu kararı yalanlamaktadır:
• Bununla birlikte İstanbul Büyükşehir Belediyesinin 1999 depreminden sonra JICA ile yapmış olduğu rapora göre 7.7 büyüklüğünde ki bir depremde Cumhuriyet Mahallesi’nde ağır hasarlı bina oranının %0-5 arası rakamlara tekabül eden bölgede kaldığı, bu oranın en düşük hasar oranına karşılık geldiği ve ağır hasar görecek bina sayısının 0-20 arasında görüldüğü ölüm oranının ise %0-0.5 yani yine en düşük oranda olduğu ve Cumhuriyet Mahallesi stratejik iyileştirme tedbiri alınması gereken yerler arasında yer almadığı belirtilmektedir.

4-Karar yargıya taşınmıştır:
• Bütün bu veriler ortada iken Cumhuriyet Mahallesi siteler mevkiinin haksız olarak kanun ve yönetmeliklere, aykırı bir şekilde bilimsel çalışmalar yapılmadan alınan “Riskli Alan” kararına karşı Siteler Mevkii sakinleri olarak yaptığımız bilgilendirme toplantıları sonucunda hızlı bir şekilde örgütlenerek yüzlerce site sakini ile birlikte öncelikle Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın İstanbul il Müdürlüğü’ne itiraz dilekçelerimizi ardındanda Bölge İdare Mahkemesi kanalı ile Bakanlar Kurulu kararının iptali için Danıştay’a dava başvurusunda bulunduğumuz dilekçemizi verdik.

5-Neden Öncelikle Cumhuriyet Mahallesi:
• İtirazlarımızda ve davamızda da belirttiğimiz gibi bu karar her türlü bilimsel veriden uzak, mevcut yasaya bile aykırı ve tamamen “rant kokuları” fışkıran bir karardır.
• Sultangazi’de çok daha kötü ve hiçbir mühendislik hizmeti görmemiş binlerce binaların olduğu yerler varken,
• Binalarımız İstanbul’daki binaların çoğuna nazara devletin inşaat ve proje denetimi altında yapılmışken,
• Zemin açısından alanın sağlam olduğu açık iken,
• Daha birkaç yıl önce deprem testi ve güçlendirmesi yapılmış binaların bile incelenmeksizin “riskli alana” dahil edilmiş iken,
• 2012/2013 ögretim yılında hizmete giren yeni okul binamız da alana dahil edilmişken,
• Mahallemizin “riskli alan” ilan edilmesi bizi bu düşünceye sevketmektedir.
Siteler Mevkii ile ilgili olarak alınan “Riskli Alan” kararının altında yatan esas sebep bu alandaki 110 apartmanın bahçelerine göz konulmasıdır.
• ”Riskli alan” ilan edilen alanın, mahallenin sadece bahçesi olan binaları kapsar şekilde çizilmesi,
• Hükümete yakınlığıyla bilinen bir kişiye ait binaların alan dışında tutulması için girintili çıkıntılı bir harita çizilmesi,
• Bir metre mesafedeki bahçesiz binaların alan dışında tutulması,
Bu değerlendirmemizi daha da güçlendirmektedir.

Devletin/Belediyenin/Bakanlığın;
• 775 sayılı kanunla “işgalden” koruma ve güzelleştirme görevini
kooperatiflere yani bizlere vererek tapuda bile tescil harici bıraktığı, • Bugüne kadar bir tane çiçek bile dikmedikleri,
• Bir tane ağacı sulamadıkları,
• Tamamen mahalle sakinlerinin eliyle ihya edilmiş bahçelerimiz bu dönemde ki Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından sahiplenilmek ve mahallemiz arazisi komple birleştirilerek hamur plan yapılmak sureti ile imar artışı kazanmak amacıyla kullanılmak istenmektedir.

6-Bizim için ne öngörüyorlar
• Bunun sonucu nedir? Bakanlık imar artışı sağlarken bizleri planlı, projeli, imarlı, iskanlı, kat mülkiyetli tapu sahibi biz mahalle sakinlerini tapu sahibi olmaktan çıkararak bize dayatılacak projeyi kabul etmemiz durumunda kurada neresinin çıkacağı, belkide ödeyemeyeceğimiz rakamlar ile borçlandırılarak kimlerle komşu olacağını bilmeyen hak sahiplerine çevirmek istemektedir. 30 yılda oluşturduğumuz mahalle kültürümüzü, alışkanlıklarımızı, akrabalıktan daha yakın komşuluklarımızı elimizden almak istemektedirler. Önümüzdeki aylarda karşımıza çıkaracakları projeyi kabul etmememiz durumunda kamulaştırma yapmak ile tehdit etmektedirler.  Riskli alan ilanına ait bakanlar kurulu kararının 06 Şubat 2013 tarihli resmi gazete yayınlandığından beri stres altında uykusuz geceler yaşamaktayız, çocuklarımız bizlere belli etmiyorlar ama biliyoruzki bizden daha fazla etkileniyorlar.
• Binlerce insanın 30 yılda kurduğu hayat, nice sıkıntılarla oluşturduğu mahalle kültürü, arkadaşlıklar ve komşuluk ilişkileri Bakanlar Kurulu’nun 3 dakikada aldığı ve imzaladığı “Riskli Alan” kararı ile yok ediliyor ve binlerce insana iradeleri dışında yeni bir hayata başlamaları dayatılıyor. Bu dayatma yapılırlen ülkemizin altına imza attığı evrensel insan hakları, konut ve barınma hakları da ayaklar alına alınıyor.

7-Gerekçeler inandırıcı değil.
Bütün bu gerçekler ortadayken, kimse;
• “Sizlerin can güvenliği için bu kararı aldık.”
• “Yarın deprem olduğunda ölmemeniz için bunu yapıyoruz” demesin.

Mahallemizde yaşayan insanları “deprem riski taşıyan alanlarda ikamet etmek zorunda olan” diğer insanlardan daha çok sevdiklerine inanmıyoruz.
Eğer bu metinde ifadelendirdiğimiz düşündüklerimize ve söylediklerimize inanmıyorsanız, abarttığımızı, yanlış değerlendirme yaptığımızı ve hatta kötü niyetli olduğumuzu düşünüyorsanız;
• Mahallemizin 100 metre ilerisinde 60 katlı 5 luks blok ve AVM inşaatı sürmekte,(Venezia)
• Bu inşaatta daha maketten 1+1 daireler bile bizim 2 dairemize denk fiyatlarla satışa arzedilmiş durumda,
• Bu inşaatın yapıldığı alan 8 hektar, mahallemizin “riskli” ilan edilen alanı ise 18 hektar.
Lütfen, son yazdığımız üç veri ışığında metni bir kez daha okuyunuz, eminiz ki aynı noktada buluşacağız.

Sonuç: Ne İstiyoruz?
Bizler, aklıselim her insan gibi mülkiyet haklarımıza saygılı, sosyal dokumuzu tahrip etmeden, insan onuruna yakışır sağlıklı çevre ve konutlarda yaşamak istiyoruz,

Bunun için;
• Öncelikle Üniversiteler ve Meslek Odalarına açık bir çalışmayla, zemin ve yapı araştırmasının yapılmasını ve bilimsel sonuçlarının raporlanmasın,
• Bu sonuçlar ışığında gerekiyorsa dönüştürme projesinin yapılmasını,
• Dönüştürme gerekiyorsa, bunun EŞİT, ADİL, HAKÇA bir dönüştürme olmasını,
Ve hepsinden önemlisi de, demokratik, şeffaf ve mahalle halkının aktif katılımını sağlayacak mekanizmaların yaratılarak bütün bu sürecin yürütülmesini, istiyoruz.

Biz Yaşam alanımız için elimizi taşın altına koyuyoruz. Dayanışmaya varmısınız…
Saygılarımızla…